gastronot

yeme-içme kültürüne dair...

Fotoğrafım
Ad:
Konum: İstanbul, Turkey

Merhaba, ben Bahar Yaka. 36 yıllık hayatımın 24 yılını doğduğum şehir olan İzmir'de geçirdim. Yemek yapmayı ve yemeyi çok seven, her öğünün adeta ritüel olduğu bir ailede büyüdüm. Herkesin bulunmak için büyük özen gösterdiği akşam yemeklerinin, geç vakit yapılan pazar kahvaltılarının tadı hala damağımdadır. Balkan kökenli bir ailenin 2. kuşak İzmir'lisi olarak, damağım hem Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetleriyle tanıştı hem de Trakya mutfağının ot kokulu yemeklerinden tattı. Böylece yemek ve içmek hayatta en çok sevdiğim şeylerin başında yeraldı. Yaşım ilerledikçe şarapla tanıştım. Hatta tanışmakla kalmayıp kendi şarabımı yapmaya başladım. Şarabın en yakın dostu olan peynir ise, asla vazgeçemeyeceklerim arasındaydı. Her yeni tadın içindekini keşfetmek ve onu denemek en büyük hobilerimden oldu. Bu site sayesinde de bildiklerimi sizlerle paylaştım.

Cumartesi, Mart 25, 2006


Sarışın Rus'ların Sarı Votkası
Votka, Borsc Çorbası, Zakuski ve havyar denilince akla gelen tek mutfak Rus'larınki elbette. Coğrafi büyüklüğü açısından kendi içinde bile çok çeşitliliğe sahip olan Rus mutfağı, iklim şartları gereği birkaç noktada birleşmektedir. Soğuk hava şartlarında, bu kadar sınırlı çeşitlilikte sebze ile böylesi zengin bir mutfak kültürü yaratmak takdire şayan bence... Sebze konusunda kısır olan Rusya, baharat konusunda aynı cimriliği göstermemiş ama. Safran, karabiber, tarçın, tarhun otu, anason, nane gibi bildiklerimizin yanısıra, kendi ülkemizde tanımadığımız daha bir çok baharatı coğrafyasında yaşatmayı başarmış olan Ruslar, mutfaklarında bu imkandan fazlasıyla yararlanmıştır. Lezzetli et ve balık yemeklerini Smetana dedikleri ekşi krema ile hazırladıkları soslarla servis ederler. Tüm Dünyaya malolmuş çorbaları da genelde aynı ekşi krema ile birlikte servis yapılır. Coğrafya ve iklim şartlarına bağlı olarak yörelerde yaşayan hayvanlara göre, mutfaklardaki et yemekleri çeşitlilik kazanmıştır. Batı Rusya, ördek ve domuz eti yerken, kuzeyde geyik ve ayı eti tercih edilir. Güneyde daha çok inek, keçi ve at eti pişerken, tüm ülke genelindeki tek ortak et tavuk etidir. Tabii ülkede yetişen tatlı ve tuzlu su balıklarını da unutmamalıyız.
Gerek yemeklerin baharatlı oluşu, gerek sebzelerin daha çok nişastalı sebzeler olması ve bütün bunların yanısıra içilen içkilerin çok sert ve sek içkiler oluşu tek bir sebebe dayanıyor aslında. Havanın çok soğuk olmasına. İnsanlar her daim, içlerini ısıtacak bir yemek veya içkinin ihtiyacını hissediyorlar.
Rus damak tadının temel taşı olan Votka, zamanla çok çeşitlenmiştir. Aromalandırmaya çok müsait bir içki olan votka, eski zamanda Rus ailelerinin konuklarına ikram etmek için yaptıkları renkli votkalardan sarı votka ya da onların tabiriyle "Limonnaya", vişne ile yapılan "Wisniowka" ve karabiberle çeşnilendirilen "Petrowskaya" en bilinenlerdir. Petrowskaya adını, votkayı karabiberle birlikte içmeyi seven Çar Büyük Petro'dan alır. Çar o dönemlerde, soğutulmuş sek votka içerken ağzında karabiber taneleri çiğnermiş (bizim kıtlama yöntemi gibi...) Çar'ın bu alışkanlığı zamanla tüm Rusya'ya yayılmış. Bizim sarı votka dediğimiz Limonnaya'nın tarifi de taaa buralara kadar gelmiş...
Limonnaya
1 şişe kaliteli votka (70 cl.)
5 cl. portakal likörü
0,25 cl. toz şeker (1/2 kahve kaşığı)
4-5 adet limon (ince kabuklu, mis kokulu)
Limonların kabukları, mümkün olduğunca tek parça halinde ve çok ince bir zar halinde soyulur. Votkada istenmeyen bir acılık olmaması için, kabuğun içindeki beyaz kısmın kalmamasına özen göstermek gerekir. Bu kabuklar, 100 cl.'lik bir şişenin içine yerleştirilir. Votka, şeker ve portakal likörü üzerine ilave edilir. Şişenin ağzı sıkıca kapatılır ve buzdolabının serin bir bölümünde en az 1 hafta 10 gün saklanır. İçmeden önce temiz bir bez yardımıyla başka bir şişeye süzülür. Servis yapmadan önce mutlaka iyice soğutulmalıdır. Hatta Rus servis geleneklerine göre bardaklara boşaltılan sarı votkalar servis yapılmadan önce bir süre buzlukta bekletilir.
Votkayı sek içmeyi seven ben bile, sarı votkanın tadına doyamadım.
Afiyet olsun...

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home

Free Web Site Counter
Website Counter